Uras'ın önerisi kime hizmet eder?

Uras'ı ÖDP Genel Başkanlığı'na seçenlerin bir kısmı kuşkusuz tam da bunu, yani düzeniçi politika yapması için seçmişlerdi.
Kendisini bunun için seçenleri yanıltmıyor Ufuk Uras...
ÖDP'de hala devrimin, sosyalizmin savunulabileceğini düşünen, "Genel Başkanı" ndan bunu yapmasını bekleyenlere ise kalan, sadece bir hayal kırıklığı ve aldatılmışlık olacaktır.
Oligarşinin Ergenekon Davası-AKP'ye kapatma davası üzerinde somutlaşan siyasal krizi, düzenin çeşitli kesimlerini "krizi çözmek üzere" harekete geçirdi. Harekete geçenlerden biri de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'dü. Gül, bu gelişmeleri görüşmek üzere meclisteki partilerin (DTP hariç) temsilcilerini Çankaya'ya çağırdı.

ÖDP Genel Başkanı ve milletvekili Ufuk Uras da çağrılıydı Çankaya'ya. Çankaya'ya çıkıp görüştükten sonra yaptığı açıklamada bakın ne söyledi:

"Gül önceliğinde tüm parti liderlerinin bir yuvarlak masa toplantısı yapmasını önerdim. Gül bu öneriye sıcak yaklaştı. Ecevit ve Demirel'in 12 Eylül öncesinde uzun süre görüşmediği daha sonra bundan pişmanlık duyduklarını biliyoruz. Anamuhalefet lideri ile Başbakan da 2006'dan bu yana görüşmüyor."

40 yıl sonra "Mecliste ilk sosyalist" diye propaganda edilen vekilin önerisine bakın. TBMM'de kendisine sosyalist diyen bir kişi var, fakat söylediklerinin, çeşitli gündemlere ilişkin tavırlarının değil sosyalistlikle, o da bir yana tutarlı bir demokratlıkla bile ilgisi yok.

Ufuk Uras, kendisine Baykal'la Erdoğan'ı barıştırma misyonu biçiyor... Bırak, burjuvalar arasında arabulucuk yapacak yeterince kişi ve kurum var. Sen halk adına, sol adına siyaset yapacaksan, başka bir sözün, başka önerin olmalı...

Düzeniçi düşünenler, burjuva politikasının demir parmaklıkları dışına çıkamazlar. Demek ki Ecevit'le Demirel görüşselermiş, Evren'in deyişiyle "sen ben kavgasına tutuşmasalar"mış, 12 Eylül de olmayacaktı?!..
Peki, Ufuk Uras anlatsa da bilsek, yuvarlak masada Deniz Baykal ile Tayyip Erdoğan'ı uzlaştırdığında, bunun halka ne gibi bir yararı olacak. Sistem krizsiz, sorunsuz işlediğinde, halkın yararına işliyor da, iktidar çatışmalarından mı, halk zarar görüyor?

Fakat, görünen odur ki, Uras çoktan halkın yararı, halkın çıkarları, halk için politika üretmek gibi kavramlarla ilgisini koparmıştır. Uras, solu güçlendirmek için çalışmıyor, hatta denilebilir ki, reformist bir yan bile yok bu politikalarda. Sanki tekellerin çıkarlarını savunmak için meclise girmiş gibi, sistemin krizini atlatmasını sağlamak için politika üretiyor, önerilerde bulunuyor.

Yaptığı ‘sol siyaset' değil!.. Solcunun görevi, burjuvaları barıştırmak değildir! Sol, burjuvazinin iktidar çatışmasının, sistemin krizinin derinleşmesini ister.

Sistemin krizsiz, sorunsuz işlemesini istemek, halkın üzerindeki sömürüsünü, baskısını sorunsuz sürdürmesini istemekle eş anlamlıdır. Ne diyor yani Uras? Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal, bir biriyle çatışmasın, görüşsünler, çelişkilerini hızla çözsünler! O zaman biz soruyoruz Uras'a; yani halka karşı savaşta daha mı güçlü olsunlar?

Yoksa Uras, sistemin krizinden, ülkemizin "şahane" demokrasisinin zarar göreceğini mi düşünüyor?

Ne dediğinin, ne önerdiğinin kuşkusuz farkında Ufuk Uras. Kendi içinde mesela Birgün'ün bu sıralarda devrimciliği hatırlayan, düzen için siyaset yaptıklarını unutan kesimlerine göre "daha tutarlı" olduğu bile söylenebilir. Sistem içinde siyaset yapacaksan, parlamenter mücadele senin için temelse, yapman gereken budur.

Bağımsızlık, gündemlerinde yok. Eh, "iyi kötü de olsa bir demokrasi" de varsa, yani ülkemizdeki demokrasi Mahir'in dediği gibi demokrasiyle uzaktan yakında ilgisi olmayan Filipin Tipi Demokrasi değilse, ülkemizde yönetim biçimi faşizm değilse, o zaman yapacağınız Ufuk Uras'ın yaptığıdır.

Bu durumda da, Ufuk Uras'ın "şahane demokrasi" için kaygılanmasına gerek yoktur, bu düzenin burjuvaların çıkarına işleyen "demokrasisi" zarar görmesin diye, ondan önce TÜSİAD kollarını sıvadı. ABD'si, AB'si açıklamalar yaptılar. Kendisine sıra gelmez.

Ama Uras, hala sosyalist olduğu, mecliste sosyalist politikayı temsil ettiği iddiasındaysa, o zaman kaygılansın. Ama burjuvazi için değil, kendisi için. Ben neredeyim, kimin safındayım, kimin değirmenine su taşıyorum diye kaygılansın.

Sosyalist, sistemin krizinden yararlanarak, halka düzenin gerçeklerini göstermeye çalışır, elindeki imkanları bunun için kullanır, halka kendi alternatifini anlatır. Kaldı ki, bunu yapmak için illa devrimci, sosyalist olmaya da gerek yoktur, reformist partilerin de yapması gereken budur. Bu, kendisini iktidara aday olarak gören her politik gücün, asgari düzeyde yapması gerekendir.

Fakat, Uras öyle yapmıyor, o ürettiği politikalarla oligarşinin düzen partilerini "düze" çıkarmaya çalışıyor. Belki de tekellere, sistemin çıkarlarını nasıl düşündüğünü kanıtlama gayreti içine giriyor. Ve bunları, nasıl politika yapacağını bilemeyen bir toylukla değil, ne yazık ki bilinçli bir politik tercihin ürünü olarak yapıyor.!

Yürüyüş( Halk Gerçeği )