İşyeri Değil, Ölüm Kampı - 20 Mayıs 2008

Temel Haklar Federasyonu, 24 saat içinde iki işçinin daha hayatını kaybetmesi üzerine, Tuzla tersanelerinde yaşanan bu ölümlerin kaza olmadığını vurgulayarak, 19 Mayıs 2008 tarihinde, “İşyeri Değil, Ölüm Kampı” başlıklı bir açıklama yayınladı. Açıklamanın tam metni:

İŞYERİ DEĞİL, ÖLÜM KAMPI

‘İş kazaları’yla gündemden düşmeyen Tuzla tersanelerinden tabutlar çıkmaya devam ediyor. 20 tersaneye yetecek alanda 50 tersanenin çalıştırıldığı Tuzla tersaneler bölgesinde son 24 saatte iki kişi, bir haftada da üç işçi yaşamını yitirdi.

Desan tersanesinde kaynakçı olarak çalışan, iki çocuk babası Murat Çalışkan, 17 Mayıs gecesi, iskeleden, kaynak yaptığı geminin güvertesine düşerek yaşamını yitirdi. Daha birkaç saat önce Salah tersanesinde başına sac levhanın düşmesi sonucu ölen Deniz Kaşıkeman’ın cenazesi kalkmadan yaşanan bu ikinci cinayet, AKP iktidarının ‘denetim yapıyoruz’, ‘önlem alıyoruz’, ‘yasalara uymayan iş yerlerine ceza kesiyoruz’ palavralarıyla çalışanları aldattığını, tersanelerdeki işçi katliamlarının sürdüğünü gösteriyor.

Yaşanan cinayetlere duyulan öfkeyi yatıştırmaya çalışan AKP’li Çalışma Bakanı Faruk Çelik, ölümlerin olduğu tersaneleri ziyaretinden sonra; “tersaneleri ve alınan önlemleri beğendim” diyerek halkı aldatmaya çalışmıştı. Aradan çok geçmeden, aynı bakan “Tuzla konusu artık kangren olmaya başladı” diyerek kendi yalanını itiraf etmek zorunda kalmıştı. Bursa’da gazetecilerin sorularına cevap vermek zorunda kalan Çelik: ''Üzücü olaylar yaşanmaya devam edecek. Tuzla'daki olumsuz görüntüler, olumsuz olaylara neden olmaya devam edecek. Bunların altında fiziki mekanın yetersizliği, kayıt dışılık ve taşeron işçiliği yatıyor. Bu sorun tek bir bakanlığının meselesi değil, 3-4 bakanın bir araya gelip birlikte çözüm üretmesi gerekir.” diyerek, sanki sorunun muhatabı kendisi değilmiş gibi sorumsuzca açıklamalar yaparak, çalışanlar için kılını kıpırdatmayacağını itiraf ediyor adeta.

Son sekiz ayda 22 işçinin katledildiği tersaneler, işyeri değil ölüm kampı oldu adeta. İşçilerin, “Artık ölmek istemiyoruz.”, “Çalışma koşulları düzeltilsin, Taşeron sistemine son verilsin, Tersaneler denetlensin” feryatları karşısında üç maymun rolü oynayan AKP iktidarı, söz konusu çalışanların haklarını gasp etmek olunca her türlü önlemi almakta, on binlerce askeri-polisi Taksim’e yığmakta, binlerce gaz bombası atmakta, yüzlerce insanı gözaltına almakta tereddüt etmemiştir.

Tersanelerde yaşanan cinayetlerin failleri AKP iktidarı ve tersane patronlarıdır.
AKP suçludur. Çünkü; iktidarda olduğu 6 yıl içerisinde çalışanların lehine bir tek karar almamış, halkın bütün taleplerini görmezden-duymazdan gelmiş, sesini duyurmayı başaranları da teröristlikle, marjinallikle itham etmiş, azarlamış, aşağılamıştır. Patronların ise hiçbir isteğine hayır dememiş, maliyeti düşürmek için işçilerin ilkel koşullarda çalıştırılmasına zemin hazırlamış, göz yummuştur. Halkı yoksullaştırarak, yozlaştırarak, yobazlaştırarak, çalışanları örgütsüzleştirerek yapmıştır bunu.

Gemicilik sektöründe dünya dördüncüsü olan ve kazandığı her dolara işçilerin kanı bulaşan tersane patronları da suçludur. Çünkü maliyeti düşürmek bahanesiyle, işçi sağlığını ve yaşamını koruyucu, çalışma koşullarını düzelten önlemler almadıkları için, işin çabuk bitmesi gerekçesiyle, bir arada çalışması sakıncalı olan kaynakçı, boyacı, elektrikçi, montajcı gibi işçileri bir arada çalıştırarak, kazalara, işçilerin ölümüne neden olmuşlardır.

Bizler Temel Haklar Federasyonu olarak diyoruz ki:

Tersane İşçileri, Emekçiler… Yetmedi mi ezildiğimiz, sömürüldüğümüz, sakatlanıp öldüğümüz? Kıyımlara, katliamlara karşı örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz… İstemeliyiz… İstediğimizi almak için birleşmeli ve taleplerimizi yüksek sesle haykırmalıyız… Almalıyız… İstediklerimizi alıncaya kadar susmamalı, durmamalıyız…

Cinayetlerin sorumluları yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır.
Taşeron sistemine son verilmeli, tüm çalışanlar kadroya alınmalıdır.
Ağır ve tehlikeli işkolu yönetmeliği uygulanmalıdır.
Tersaneler denetlenmeli ve bu denetimlerde işçiler de söz ve karar hakkına sahip olmalıdır.
Fiziki mekanı yetersiz olan tersaneler uygun yere taşınmalı, taşınmayanlar kapatılmalıdır.

TEMEL HAKLAR FEDERASYONU

<< geri