Gençliğe ‘SUS’ Baskısı
Öğrenciler hakkında açılan soruşturma ve davalara her gün yenileri ekleniyor.
Öğrencilere yönelik baskı politikalarına son olarak, Karadeniz Teknik
Üniversitesi (KTÜ), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ve Sivas
Cumhuriyet Üniversitesi katıldı. KTÜ’de öğrenciler aleyhine açılan onlarca
soruşturmanın bir bölümü tamamlandı. Öğrencilere, 1 haftadan 1 yıla kadar
okuldan uzaklaştırma cezaları verildi. KTÜ öğrencileri hakkında Trabzon
Cumhuriyet Başsavcılığı da, 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. ÇOMÜ’de
ikinci yarıyılın başladığı gün, ders programının yanı sıra öğrenciler hakkında
açılan soruşturmalar tebliğ edildi. Edirne Cumhuriyet Savcılığı ise Hrant
Dink’in katledilmesini protesto amacıyla yürüyüş yapan Trakya Üniversitesi
öğrencileri hakkında soruşturma başlattı.
72 soruşturma açıldı
KTÜ’de rektörlük, son 4 ay içerisinde “izinsiz gösteri yapmak, slogan atmak,
basın açıklamalarına katılmak” gibi gerekçelerle öğrenciler hakkında 72 ayrı
soruşturma açtı. Bu soruşturmalardan 12’si, 25 Eylül 2006 tarihinde, öğrenim
katkı payının yanında “etkinlik ücreti” olarak adlandırılan kayıt paralarını
toplu olarak ödemeyen ve rektör ile görüşmek isteyen öğrenciler hakkında
açıldı. 12 soruşturmanın 7’si sonuçlandı ve öğrenciler, 1 haftadan 1 yıla kadar
değişen aralıklarla okuldan uzaklaştırma cezalarına çarptırıldı. Olayla ilgili
diğer 5 soruşturma ise halen devam ediyor.
5 yıl hapisleri isteniyor
Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, 7 Kasım 2006 tarihinde düzenlenen
YÖK’ü protesto eylemi nedeniyle de öğrenciler hakkında disiplin soruşturması
başlattı. YÖK’ü protesto eylemine bir başka soruşturma ise Trabzon Cumhuriyet
Başsavcılığı’ndan geldi. Başsavcılık, “5 jandarmanın görevlerini yapmalarını
engelledikleri ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na
muhalefet ettikleri” iddiasıyla 28 öğrenci hakkında 1.5 yıldan 5 yıla kadar
hapis istemiyle dava açtı. Öğrenciler hakkındaki ceza davasının ilk duruşması,
24 Nisan’da görülecek.
Öğrenciler tepkili
Haklarında soruşturma ve dava açılan öğrenciler ise yaşananlar karşısında
şaşkın. Üniversitelerin ticarethane, öğrencilerin ise müşteri gibi görünmesini
eleştiren ve buna karşı mücadele ettiklerini söyleyen öğrenciler, amaçlarının
demokratik bir üniversite olduğunu söylediler.
Açılan soruşturmalar sonucunda bir yıl süreyle üniversiteden uzaklaştırılan
Serkan Vahiç, rektörlüğün tutumunu eleştirdi. Düşünen, sorgulayan ve üreten
üniversitelilerin susturulmaya çalışılmasının çok ciddi bir tehlike olduğunu
ifade eden Vahiç, “Bir yandan hakkımızda açılan soruşturmalarla başa çıkmaya
çalışırken bir yandan da eli silahlı çeteler tarafından tehdit ediliyoruz”
dedi.
Vahiç, çeteler tarafından geçtiğimiz dönem üniversite kampusünde zorla bir
araca bindirilerek kaçırılmak istenmişti. Vahiç, bu olaydan bir gün sonra da
yine aynı kişiler tarafından silah kabzasıyla darp edilmişti.
Trakya’da yine soruşturma
Hrant Dink’in silahlı saldırı sonucu katledilmesini protesto etmek için 21
Ocak’ta Edirne’de yürüyüş düzenleyen Trakya Üniversitesi öğrencisi 35 öğrenciye
Edirne Cumhuriyet Savcılığı tarafından 2911 sayılı “Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Soruşturmaların öğrenci muhalefetinin önünü kesmek amacıyla açıldığını söyleyen
Trakya Üniversitesi Öğrenci Derneği Başkanı Maşuk Öztekin, “Hrant Dink’in
katledilmesini bütün dünya kınadı. Sadece İstanbul’da onbinlerce kişi
kilometrelerce yürüdü. Olayın ardındaki gerçek güçlerin üzerine gitmek yerine
katliamı protesto edenlere soruşturma açılıyor” dedi.
Trakya Üniversitesi’nde alternatif bahar şenliği düzenleyen öğrencilerden 33’ü
de geçtiğimiz günlerde 3’er yıl 9’ar ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Okuldan atıldılar
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ise haklarında ‘örgüt üyesi olmak’ suçlaması
ile dava açılan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencilerinden 2’si okul
yönetimi tarafından okuldan atıldı. Öğrenciler karara itiraz edeceklerini
söylediler.
Amaç öğrencileri sindirmek
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğrencileri, ikinci yarıyıla
soruşturma baskısı altında başladı. ÇOMÜ yönetimi, okulların açıldığı gün
öğrencilere, ders programı ile birlikte soruşturma tebliğini iletti.
Okula geldiklerinde derslerine girmeyi planlayan öğrenciler, fakültelerin
sekreterlikleri tarafından verilen sarı renkli ve ‘gizli’ damgalı zarfları
açınca, haklarında soruşturma açıldığını öğrendiler.
Yasal haklarını kullanarak YÖK’ün kuruluş yıldönümünde basın açıklaması
yaptıkları için haklarında soruşturma açıldığını belirten öğrenciler,
“Soruşturmalarla, eğitim ve öğretime ilişkin söz söyleme hakkımız gasp edilmek
isteniyor” dediler.
Reyhan Kıran adlı öğrenci, açılan soruşturmaların, 12 Eylül zihniyetinin bir
yansıması olduğu değerlendirmesinde bulunurken Umur Karali, “Açılan
soruşturmaların tamamı, YÖK’ün, üniversitelerin özerkliğini ve kazanılmış
öğrenci haklarını tüketmekteki kararlılığını göstermektedir” şeklinde konuştu.
Uygulamanın, bir üniversiteye yakışmayan antidemokratik bir uygulama olduğunu
ifade eden Gülcan Erhan ise kitle örgütlerinin ve kamuoyunun öğrencilere sahip
çıkmasını istedi.
Anayasal bir hak olarak tepkilerini şiddete başvurmadan dile getirdiklerine
dikkat çeken Metin Bayram da, haklarında açılan soruşturmaların amacının, öğrencileri
baskı altında tutmak ve sindirerek, yıldırmak olduğunu söyledi.
EVRENSEL