Faşizmin Şiddeti Her Zaman Orantısızdır
Onlar, 1 Mayıs'ta kafası, gözü
yarılanlar, yerlerde sürüklenenlerdir.
Onlar, işçiler, emekçiler, öğrenciler, kadınlar kısacası halk olarak bayram
kutlaması için çıktıkları sokaklarda böylesine vahşice saldırıya uğradılar.
Bu vahşetin sorumluları, Başbakanı, bakanları, valisi, emniyet müdürü, bu
ülkenin insanı olabilirler mi? Bu ülkenin insanları, halka, emekçilere bu kadar
düşman olabilir mi?
Saldırdıkları, kurşunladıkları, yaraladıklarına büyük düşmanlıkları vardı.
Niye bu kadar düşmanlar? Neden bu saldırı? Kim bu saldırgan güruh? Bu
saldırganlıkla neyi koruyorlar?
İşgal güçlerini canlandırın gözlerinizde. İşgal ettikleri ülkede rahat
değillerdir. En küçük bir yaprağın kımıldamasından ürkerler. Tek bir sesin
çıkmasını istemezler. Bilirler ki, ancak büyük bir terörle ayakta kalabilirler.
Onlar için, işgal ettikleri ülkenin tüm halkı düşmandır. Ayağa kalkacak olan
halkın, örgütlü kitlelerin ilk işlerinin kendilerinin işgaline son vermek
olacağını düşünürler.
Ve düşünün 1 Mayıs gününün İstanbul'unu. Genç, yaşlı, kadın, erkek
insanlarımıza, emekçilere nasıl saldırdıklarını düşünün. Bu saldırganlığın
arkasındaki korkuyu düşünün.
Kurşunladılar, bombaladılar, savaşa gider gibi hazırlanmışlardı. Düşmanıydık
onların. Tüm halk düşmanlarıydı. Düşmanlarının, bu saldırganlık karşısında ne
düşüneceği umurlarında olmadı. Çünkü, işgal ettikleri ülke halkının düşünceleri
ile değil, yaratacakları korku ile ilgiliydiler.
Bu vahşetin nedeni, saltanatlarına boyun eğdirmek içindi.
Kimileri, 1 Mayıs'taki saldırıda "polisin orantılı mı, yoksa orantısız mı
güç kullandığını" tartıştılar.
Faşizmin şiddetinin boyutu ne olursa olsun, her zaman orantısızdır, haksızdır.
Faşizmin şiddetinde, orantı aramak, faşizmi meşrulaştırıp, kabul edilebilir
kılmaya çalışanların uydurdukları kavramlardır.
Faşizm, korku yaratmak, sindirmek için saldırmaktadır.
Onlar, yüreklerde yarattıkları korku üzerinden saltanatlarını sürdüreceklerini
düşünüyorlar.
Yanılıyorlar. Yüreklerde, yarattıkları korku değil, öfke kalıcı olacaktır.
Yanılıyorlar, halka böylesine açıktan saldıranların iktidarları baki olamaz.
Halkla savaş halinde olanların, zafer kazanmaları söz konusu değildir.
Kaybedecekler!
Yürüyüş( Halk Gerçeği Sayı :5 )