Malatya HÖC: Çekin Ellerinizi - 18 Haziran 2008

ÇEKİN ELLERİNİZİ!

Önce pirince sonra makarnaya, mercimeğe, elektriğe, suya ve şimdi de ekmeğe…
Zam zam zam…
İstanbul, Ankara, Hatay, Malatya ve ülkemizin bir çok yerinde zamlar geldikçe geliyor.
Zaten kıt kanaat geçinmeye çalışanların, işsizlerin, evsizlerin, yoksul halkın kursaklarındaki bir lokma ekmeği bile çok görüyorlar.
Halkı yoksullaştırıp aç bırakan iktidarlar, sonra yardım adı altında torba torba yiyecek dağıtarak halkı kendisine muhtaç bırakmak istiyorlar. Halkı dilenciliğe alıştırıyorlar.
Bu gün iktidardakiler lüks villalarının içerisinde keyif çatarlarken, yoksul halkımız, akşam sofralarına koyacak ekmeği nasıl bulacaklarını düşünüyorlar.
Yüzümüze baka baka "kalkınıyoruz, büyüyoruz" masalları anlatılırken, halk bir parça ekmeğe muhtaç hale getirildi. Dünyanın bir çok ülkesinde insanlar açlıktan ölüyor. Bir yandan bunlar yaşanıyorken diğer yandan, her gün ülkemizin dört bir yanındaki eğlence yerlerinde "fazla" olduğu için milyonlarca ekmek ve yiyecek çöplere atılıyor.

Evet, birileri büyüyor bu ülkede. Ama büyüyen biz değiliz. Bu ülkenin işçisi, memuru, emeklisi değil. Büyüyen bir avuç insanın zenginliği. Onların zenginliği büyüdükçe, bizim yoksulluğumuz, açlığımız büyüyor.

İlimiz Malatya da ise halk açısından önemli bir ekonomik yeri olan kayısı, şu anda 3 şirketin tekelinde bulunuyor. Fiyatlar istenildiği zaman bu şirketler tarafından değiştirilebiliyor. Bu durumdan karşısında geçimlerini kayısıdan sağlayan halk bir yıllık emeklerinin karşılığını alamıyorlar

Pirinci biz üretiyoruz. Ama dışarıdan alıyoruz. Buğdayı biz üretiyoruz ama dışarıdan alıyoruz. Tütünü biz üretiyoruz ama dışarıdan alıyoruz. Ve bunların hepsini de daha pahalıya alır olduk. Avrupa birliği kriterleri adı altında kendi ülkemizin ne yeraltı nede yerüstü zenginliklerinden halk değil yabancı şirketler yararlanıyor. Anlaşmaları iktidardakiler yapıyorlar, ülkemizi parça parça satıyorlar, faturasını halka ödetiyorlar.

Açlık halka yoksulluk halka düşüyor. Hastane köşelerinde ölüyor. Düzenli ve dengeli beslenememekten ölüyor. Aç kaldığı için ölüyor. Kötü iş koşullarında çalışmak zorunda kaldığı için ölüyor. Ölüm hep halka düşüyor. Yoksul halk ölürken, bir avuç azınlık para babası halkın alın terini sömürerek kazandıklarıyla daha rahat yaşıyorlar.

Bir yanda aç bırakıyorlar, diğer yandan tepkileri yumuşatmak için yozlaştırıyorlar. Gencecik beyinleri uyuşturuyorlar. Kolay yoldan köşeyi dönme mantığı verip kumara alıştırıyorlar. Ahlaki çürümeyi yayıp fuhuşu meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Ve sonuçta düşünmeyen sorgulamayan halk kültüründen uzak, kendi sorunlarına dahi duyarsız yoz bireyler yetiştirmeye çalışıyorlar.

Sonuç olarak Malatya Haklar Ve Özgürlükler Cephesi olarak diyoruz ki, halkın vergileri ile kurulan tesisler özelleştirme adı altında talan edilemez. Tüm halkımızı kayısı, ekmek, pirinç, mercimek başta olmak üzere AKP'nin yağma ve talan politikalarına karşı birleşmeye, mücadele etmeye çağırıyoruz.

halkinsesi.tv

<< geri