Hapishanede Keyfilik Politikası - 31 Mayıs 2008
Malatya Hapishanesi'nde keyfilik bir politika
haline getirildi. Özellikle Tekirdağ F tipinden atanan 1. Müdür Mustafa
Dolunay’ın keyfilikte sınır tanımayan politikası buna örnektir. Hapishanenin 1.
müdürü her geçen gün tutsaklar üstündeki baskıyı artırmakta ve yasaklarda sınır
tanımamaktadır.
Hapishane yönetimi, mahkemelerce toplatma kararı bulunmayan tüm ilerici
yayınları, sosyalist basının her sayısını "örgüt yayınları" olarak
nitelemekte, uydurma gerekçelerle yasaklamaktadır. Yasaklamakta ki en beylik
cümleleri "…örgütünün yayın organı", "tutuklular arasında
örgütsel haberleşme" olmuştur.
Yeni tutuklanıp gelen bir siyasi tutsağa daha girişte "bağımsızlara"
gitmesi için baskı yapılır. Baskı yetmediğinde bu kez tahliye rüşveti sunulur.
Bu yalanlarında yetmediği durumda siyasi bölüme gitmek isteyen tutsağa
"teröristlerin bulunduğu bölüme geçmek istiyorum" diye dilekçe
yazdırılmak istenir. Tutsaklar bu dayatmayı kabul etmemişlerdir.
Siyasi temsilciliği kabul etmeyen idare her tutsağın dilekçe yazıp kendi
sorunlarını anlatmasını ister ve bunu dayatır. 1. Müdürle yapılan görüşmelerde
müdür tutsağın ayakta dikilmesini bir asker gibi sorunlarını aktarmasını ister.
Bu kabul edilmediğinde "bir tutuklu benim yanımda oturamaz" demekte
ve bunu "ilkesi" olarak ilan etmektedir.
Tutsakların her talebi karşısında "dilekçe yaz" denilmektedir.
Yazılan dilekçelere ise cevap verildiği nadirdir.
Her Şey Paralıdır
Malatya Hapishanesi’nde her şey paralıdır. Masa ve sandalye bile kantinden
satın alınmak zorundadır. İdare tutsakların hiçbir ihtiyacını
karşılamamaktadır. Bir sandalye 10 YTL’dir. Parası olmayan tutsak ise ayakta
kalmaya mahkumdur. Hücresinde pencere camı kırılan tutsaktan camın
değiştirilmesi için 15 YTL istenmektedir. Musluğu bozuk olan bir hücrenin
musluk tamiri için 10 YTL istenmektedir. Kısacası her şeyin bir fiyatı vardır.
Örneğin hücrelerin boyanabilmesi için boya masrafları tutsaklardan
istenmektedir. Hasta olan tutsak idarenin belirlediği revir gününde "hasta
olmak" zorundadır. Ayrıca parası varsa hasta olabilecektir. Zira ilaç
paraları tutsaklardan kesilmektedir.
1 Mayıs Afişi Asmaktan Tutuklunan 3 HÖC'lü
24 Nisan 2008 günü Malatya’da 1 Mayıs’a çağrı afişi asan Mehmet Türker, Adem
Yıldız ve Sevcan Göktaş isimli HÖC’lü tutuklanıp hapishaneye getirildiğinde
tecrit ve işkence de başlamıştır. Sevcan Göktaş polis tarafından gözaltında
işkence görmesine rağmen tedavi edilmemiş ve isteği dışında adli tutsakların
kaldığı hücreye konulmuştur.
Sevcan’ın, kendisinin ve arkadaşlarının siyasi bölüme geçirilmesi talebine 1.
Müdür "nasıl ki kadın ve erkek tutuklular bir hücre de kalamazsa sizlerde
siyasi bölümde kalamazsınız" diyerek saçma ve düşmanca bir cevap
vermiştir.
Sevcan Göktaş'ın hapishaneden gönderdiği son mektubundan bir bölüm:
"...Kitap göndermişsiniz bana, ben bunu senin mektubunda öğrendim. Hemen
kütüphaneciyle görüşmek istedim ama görüşemedim.
Ertesi gün tekrar görüşmek istedim. Bana dilekçe yazmam gerektiğini söyledi.
Dilekçe yazıp verdim. Ama kitap gelmedi. Kütüphane görevlisini tekrar çağırdım.
Bu sefer başka bir görevli geldi. Ve bana o kitapları veremeyeceğini, bu
konuyla ilgili 'müdür beyle' görüşüldüğünü ve 'hayır olmaz' dediğini söyledi...
bende böylece kitapsız kaldım. Bulunduğum yerde kitap listesi de yok.
Yine hafta başında koğuş sorunu içinde tekrar başvurmuştum, fakat hiçbir cevap
gelmedi. Zaten dilekçelerimize bir cevap gelmiyor olur-olmaz diye. Önümüzdeki
hafta içerisinde tekrar talebimi dile getireceğim bu konuda. Yani duruma göre
'siyasi değilsin' diyorlar ama başka bir durum söz konusu olunca siyasi
oluyoruz hemen. Keyfi uygulamalara gelince siyasiyiz, ama kitap, koğuş, gazete
vs… söz konusu olunca siyasi değiliz...
Aslında burada herkes yer değişikliği yapabiliyor. Aynı gün içerisinde iki defa
yer değiştirene dahi tanık oldum. Bunu söylediğimde "Ama onlar adli
koğuşlardalar" diyorlar.
Mehmet Türker ve Adem Yıldız ise istekleri dışında adlilerin kaldığı E-6
hücresine konulmuştur. Burada sayım sırasında duvara dizilmedikleri için
gardiyanlar tarafından saldırıya uğramış, dövülmüşlerdir. Daha sonra yerleri
değiştirilmiş ve adlilerin olduğu C-16 hücresine götürülmüşlerdir. Burada da
saldırıya uğramışlardır.
Bu iki tutsak siyasi bölüme geçmek için defalarca başvurmalarına karşın, bu
talepleri karşılanmamıştır. Ve bu kez de müşadiye hücrelerinin tek kişilik ve
havalandırması olmayan "gözlem odaları" diye tabir edilen hücrelere
konulmuşlardır. Camları kırık, soğuk ve havasız hücrelerde günlerce
tutulmuşlardır. Burada hiçbir hakları yoktur. Günlerce günlük gazete
verilmemiş, kitap verilmeyerek okumaları engellenmiştir. Televizyon, radyo,
çay, masa, sandalye verilmeyerek adeta tutsaklara Çin işkencesi yapılmıştır. Bu
uygulamalar hala sürmektedir.
Ayrıca tutsaklara iki aylık görüş yasağı verilmiştir. Tutsaklar özellikle
siyasi bölümdeki tutsaklardan ayrı tutulmuştur. Hapishane idaresi 1 Mayıs
tutsaklarına "adli tutuklu" muamelesi yapmaktadır. Tutsakların haklı
talepleri akla hayale gelmeyecek gerekçelerle reddediliyor.
Mehmet Türker ve Adem Yıldız'ın mektuplarından bir bölüm:
“Yolladığınız kitaplar için çok teşekkür ederiz. Daha alamadık...
Sağlığım konusunda da kalbim ile ilgili olan sorun aynı. İki gündür böbreklerim
hareketli herhalde taş düşüreceğim. Onun sancıları var. Dün revire çıkıp bir
iğne vuruldum. Biraz uyuştu. Bugün yine çıkacağım...
Bizim burada bahsettiğimiz haklarımız verilmiyor. Bunun için uğraşıyoruz. Bir
aydan sonra daha iki gündür gazete veriyorlar. Evrensel ve Milliyet alıyoruz.
Gazeteyi kabul ettirebildik anlayacağınız. Bizimde Perşembe günü mahkememiz
vardı. İki sefer dilekçe vermemize rağmen mahkemeye götürmediler."
Hapishane idaresi tutsak ailelerinin, hapishanedeki siyasi tutsakların ve 1
Mayıs tutsaklarının siyasi bölüme geçme konusundaki taleplerini Cumhuriyet
Savcılığı kanalıyla olan dilekçelerini dikkate almamıştır. Adalet Bakanlığı’nın
yayınlamış olduğu 45/1 No’lu Genelgesi’nde belirtilen ortak alanların hiçbiri
kullandırılmamaktadır.
Malatya Temel Haklar Derneği'nden Mahkemeye Çağrı:
"Malatya Adliyesi’nde 5 Haziran 2008 tarihinde 1 Mayıs tutukluları Sevcan
Göktaş, Adem Yıldız, Mehmet Türker’in yapılacak olan duruşmalarına katılmak.
Adalet talebini yükseltmek ve hukuksuzluğa dur demek için orada olalım. Bu
çağrımız duyarlı olan herkesedir. O gün Adem’in, Mehmet’in ve Sevcan’ın yanında
olalım."
halkinsesi.tv