Darbe Sürüyor...
Ülke tarihinin en etkili darbesi kuşkusuz 12 eylül 1980 darbesi...12 eylül darbesi yönetime değil aslında halka karşı yapılmış bir darbe ve sonuçlarıda tabiki halka yansıdı... Ben o zamanları yaşayamadım ama darbeyi hissediyorum hayatımda. Çünkü darbe sürüyor, darbe sürdürülüyor.
Nasıl mı?
Devletin pasif bireyler yaratma çabası için oluşturduğu yeni yaşam kültürü ile...
Yeni nesil tamda devletin istediği zeka seviyesi ve yaşam anlayışına göre yetiştirildi... "Milli eğitim" ile eğitildik. Hepimiz iyi birer koyun, düşünmeyen, yargılamayan bireyler yapılmaya çalışıldık... Bir çoğumuz da tam onların istediği gibi oldu, yeni sistem meyvesini verdi...
Siyaset yapmasınlar aman uzak dursunlar öyle pis şeylerden diye yeşil sağalar da otlasınlar şey yani oynasınlar diye futbol desteklendi... Futbol sevgisi aşılandı bu aşı yetmez denildi üstüne fanatizm hapı verildi... Gazeteler burası Ali Samiyen burdan çıkış yok diye manşetler attı futbol savaşları öncesinde...Ve her maç sonrasında bir birini öldüresiye döven bir birinden nedensiz yere nefret eden bir nesil yaratıldı. Bölünmez ülkenin bölünmüş taraftarı çıktı ortaya...
Asgari ücreti tartışmayan buna da şükür diyen ama bir futbolcunun aldığı milyon dolarlar hakkında konuşabilecek kadar yetenekli hale getirildik.Eee koskaca Türk milleti öyle üç beş kuruşun sohbetini yapacak değil ya biz konuştuk mu sözü milyon dolardan açarız...
Bu halkı ne yapsakta daha iyi uyutsak diye düşündüler ve sonra buldular. İyice futbol manyağı olan insanlara birazda magazin aşılayalım ki uykuları daha ağır olsun..Televoleler, renkli hayatlar, paparaziler reytinglerde birinci oldu... . Kim kiminle yatmış, kim kime ne demiş, kim ne kadar para harcamış hepsini devletimizin desteğiyle medya bize tüm açıklığıyla sundu bunları... Bizler asgari ücretle karnımızı doyuramıyorduk ama devletimizin bu hizmeti sayesinde o renkli hayatları "yaşıyor gibi" olduk... Tatile gidemiyorduk ama tatile gidip hayatını istediği gibi yaşayan bir avuç insanı izleyerek mutlu oluyorduk...
Okumayan izleyen toplum oluşturuldu... Her şeyi haber-magazin bültenlerinde anlatıldığı şekilde olduğuna inandık... Medya istediğine terörist damgası vurdu halkı kışkırttı, istediğini kahraman yaptı el üstünde tuttu... Linç toplumu oluşturuldu.. Devlet birde aferim çekti linçci zihniyete...
Okullara asker gibi girdik asker gibi çıktık.İlk okulda daha hiç bir şeyden haberi olmayan beyinlere antlar içittirildi... Türk doğru ve çalışkandık... Varlığımızı armağan etmiştik sömürü ülkesine ve sırtımızdan geçinen göbekli patron amcalara...
Kendi dilini unutan bir gençlik oluştu...İki üç cümleden oluşan sloganlarla vatan sevgisi(!) de verdiler. Daha fazlasını zaten almazdı bu beyinler. Kürtçe Türkçe'nin düşmanıymış gibi bi mantık yerleştirdiler beyinlere. Kürtçe "barış" yazan pankartlar "tehlikeli" görülerek toplatıldı. Ama asıl düşmanın kültür emperyalizmi ile gelen yabancı sözcükler olduğunu anlamadılar. Eee nede olsa Küçük Amerika'ydık artık bunlara alışacaktık.Yarı Türkçe - yarı İngilizce'den oluşan garip ve anlaşılması zor bir dil ortaya çıktı. Hobileri arasında treeking ve swimming olan, kendi kültürünün parçası olan türkülerden habersiz, türkülerin Türk Rock müziğinin temelini oluşturduğunu bilmeyen, okuduğu kitapların en önemlisi Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi olan pırlanta gibi gençlerimiz var artık...