Darbe mi, Şeriat mı ?

 

"Yinede şahlanıyor aman kol başının kır atıııı" darbe habercisi bir türkünün sözleridir. Şahlanan o kır at da ülkenin olmayan demokrasisine çifte atar. Bu günlerde yine şahlandı kol başının kır atı…

 

Laikliğe karşı AKP nin tutumundan dert yanan ve bakın böyle devam ederseniz kulağınızı çekeriz mesajı veren genel kurmay yine olmayan demokrasimize dipçik darbelerini vurdu. 14 Nisanda Ankara’da, 29 Nisanda İstanbul’da yapılan “Cumhuriyetine Sahip Çık” mitingleri ve sürekli yinelenen iltica uyarıları sonunda bazılarının istediği gibi meyvesini verdi ve komutan amcalar bir muhtıra yayınladı.

 

İnsanları ya darbe ya şeriat ikileminde bırakarak iki kötü arasında seçim yaymaya mecbur bırakmak için bir yandan AKP, darbe geliyor, diğer yanda şeriat geliyor diye çığırtkanlık yapan aydınlık Türkiye’nin karanlık gücü TSK.

 

Bir kadının ya ben ya o gibi bir seçenek sunduğunda ikinizi de istiyorum gibi bir cevap veremezseniz burada da, ya şeriat ya darbe seçeneğinde de hiç biri gibi bir seçenek sunulmuyor.    

 

Bir zamanlar Cuma namazı sonrasında bir araya toplanan, ellerinde üstü Arapça yazılı yeşil bayraklı kişilerin “Şeriat isterükkkkk” çığlıklarına tanık olurduk. Şimdi ise durum değişti, meydanlara inen Kemalistlerin “Darbe isterükkkk” çığlıkları yankılanıyor beyinlerimizde.

 

Ordu göreve ! Ne demektir bu? Ordunun görevi nedir ? Ordu göreve dediklerine göre ordu görevini yapmamakta mıdır?

 

Darbe çığırtkanlarının, hala darbeden medet uman zihniyetlerin bu ülkede olması kadar acı bir şey var mıdır? Bizler henüz darbelerin izlerini hayatımızdan silememişken yeni bir darbe isteyecek kadar APTAL olabilir mi insan…

Cumhuriyetine sahip çık adı altında yapılan “darbecilerine sahip çık” eylemleri ile darbecilerin kır atı iyice şahlandı. Sivil bir eylem gibi görünse de TSK – TİT – Türksolu’nun iş birliği ile gerçekleştirilen eylemler ile darbecilerine sahip çıktılar.

 

Şeriat isterük ile, Darbe isterük arasında bir fark göremiyorum. İkiside koyun beyinli insanların birileri tarafından güdülme isteğinin belirtisidir. Birisi gelsin bizi yönetsin. Çünkü biz insan gibi yaşamayı beceremiyoruz. Güdülmenin o iç huzuru ile birilerinin önüne katılıp gidelim…

 

Malumunuz efendim bu ülkede her şeyin sınırını TSK çizer. Ülkenin kırmızı sınırlarını da, demokrasinin, özgürlüğün sınırlarını da TSK belirler. TSK bakar ki, bu kadar demokrasi sizin neyinize der, der ve ardından da koyar muhtırasını…

 

Hem demokrasiden dem vurup, aman demokrasi çok önemlidir, şöyledir böyledir diye saatlerce konuşanlar sonrada ordu göreveee diye böğürür.

Sözde halk partisi CHP ve CHP’nin sulanmış beyinli genel başkanı Baykal’ı dinlediğinizde demokrasiyi kimselere bırakmaz. Demokrasi onlar için vazgeçilmezdir, demokratik bir anlayışa sahiptirler ve son derece demokratiklerdir. Ama aynı zamanda tek siyasetleri devamlı orduya yalakalık yapıp, sırtını orduya dayayarak konuşmaktır. Ne zaman ki bir konuda güçleri yetmediğinde hemen komutan amcalarına koşarak giderler, şikayet ederler. Bu noktada demokrasi denen şey yoktur artık TSK vardır, her şeyin üstünde olan güç. 

CHP adını COP olarak değiştirmeli bence. Cumhuriyetçi Ordu Partisi. Partinin adının uzaltılmışıda, kısaltılmışıda pek bi anlamlı olur böylece...

 

TSK ya şikayet etmekle yetinmezler birde Atalarının huzuruna çıkarlar.

 

Önce…

 

CHP: Atam, atam bu tayyipp silgimi aldı vermiyoooo…

 

Ardından TSK çıkar atalarının huzuruna.

 

TSK: Atam ülke yine elden gidiyor, bak Baykal’ın silgisi de elden gitti, ne zaman ben buraya gelsem ülkenin elden gittiğini söylüyorum biliyorum ama bu sefer gerçekten gidiyor darbe yapasım geliyo gece gece muhtıra yayınlayarak bu isteğimi bastırmaya çalışıyorum ama olmuyo be atammm…

 

Sonra…

 

AKP: Atam allah belamı versin ki bi yaramazlık yapmıyorum. Baykalı bilirsin her şeyden şikayet eder. Silgisini ben almadım o kaybetti benim üstüme atıyor suçu…

 

TSK kaynaklı mitinglere katılanlar 12 eylülü ne çabuk unutmuşlardır. 12 Eylülün ardından açılan kuran kurslarını, imam hatip liselerini, sağcılara verilen desteği… Tayip Erdoğan’da TSK destekli imam hatiplerde okumuş birisi değil mi?

Böyle bir kısır döngüdür Türkiye’de yaşanan olaylar. Kendileri yaparlar ederler, sonucundan da yine kendileri şikayetçi olurlar…

 

                                        Darbe mi, Şeriat mı ? Hiç biri…

 

Muhtıra sadece şeriatçı yapıdan bahsetmiyordu araya birde bölücüler (!) için bir paragraf sıkıştırmışlardı. Ne diyordu o paragrafta : “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.” TSK insanları mutlu etme siyasetine devam edeceğini, zihniyetinin değişmeyeceğini net bir şekilde belirtmiş.

Herakleitos’un değişmeyen tek şey değişimdir sözüne birde TSK yı eklersek yanlış olmaz sanırım.

Hepimiz Türk olduğumuz ve tabi ki her Türk asker doğduğu için TSK’nın kulu olacağız. 

Açlık sınırının altında bir ücretle çalışıp, hastanelerde saatlerce sıra bekleyip, hayatın bir sınava dönüştürüldüğü eğitim sistemine, işsizliğe, yoksulluğa rağmen TSK sadece Türklük ile mutlu edecektir bizleri. Yaşa paşam yaşa siz de olmasanız bizi kim mutlu edecek…

 

                                                                                                                   13.05.2007

<< geri