Hangi Annelerin Günü ?

 

Özel bir gün daha. Anneler günü. Hadi annenize bir hediye alın. Hala almadınız mı hadi koş hemen gel, annene en uygun hediyeyi al…

Son bir haftadır reklamların ana konusu hep anneler günüydü. İlgili ilgisiz her ürüne anneler günü reklamı hazırlamış firmalar.

Anneler günü, babalar günü, öğretmenler günü, sevgililer günü… diye liste uzayıp giderken kapitalist sistemde bu günleri hiç kaçırmıyor. İnsanların duygularını bile paraya çevirecek derecede üstün(!) bir sistem kapitalizm. Ve herkesin aynı günde kutladığı genel bir günün “özel gün” olmasını hala anlayamıyorum.

Anneler günüde duygu sömürüsünün tavan yaptığı özel(!) günlerden birisi. Anneniz sizi dokuz ay boyunca karnında taşıdı, siz büyüyene kadar uykusuz kaldı, sizi sütüyle besledi…  E tamam bunları yaptı ama bu doğanın bir zorunluluğu. Dişinin özelliklerinin bir sonucu. Evet annelik zordur ama çocuğun doğmasına karar veren ve sonrasında yaşayacaklarını bilen yine de annedir. Dünyaya gelip gelmemeyi seçme hakkı olmayan biz çocuklara da yaşananlar nedeniyle vicdan azabı çektirilmesi de bu durumda anlamsız olmuyor mu?   

Olayları biraz derinlemesine düşününce aslında hiçbir şeyin bizlere gösterilmeye çalıştıkları gibi olmadığını görürsünüz. Bu düşüncelerimden dolayı “hayırsız evlat” sınıfında olsam da, gerçekleri görmek, göstermek gerekli...

Tabi ki bu kadar duygu sömürüsünü yapan anneler değil bu işten kazanç sağlamayı düşünen firmalar. Aç kurt gibi birden gözlerini annelere çevirdiler. Çünkü potansiyel pazar durumunda şu an onlar var. Peki bütün anneler mi kapitalizmin anneler gününün ilgi alanında ? Hayır tabiki. Parasal değer taşıyan yani şöyle diyeyim bu gün hediye alınacak anneler sınıfına girenlerin günüdür.

 

Gerçekten firmalar bu kadar hassas mıdır anneler konusunda…

 

Kaç firmanın çalışanlarının çocuklarına ücretsiz bakan bir kreşi vardır ?

 

Kaç anne doğum izni aldığı için işten atılmıştır ?

 

Kaç anne çalışmaması gerektiği halde hamileyken iş başına geçmeye zorlanmıştır?

 

Kaç annenin emeğini sömürüp, çocuğunu yetersiz beslenmeye mahkum edip çocuğun ölümüne yada hastalanmasına neden oldular ?

 

12 saatini fabrikalarda harcayan annelere çocukları ile zaman geçirme fırsatını sundular mı ?

 

Kaç anneyi nedensiz yere işten atıp tazminat vermediler ?

 

Kaç anneyi hiçbir sosyal güvencesi olmadan sigortasız çalıştırdılar ?

 

Kaç anneyi sendikaya üye oldukları için işten attılar ?

 

Kaç defa, iki kişinin yapacağı işi tek kişiye yaptırıp, evine giden anneyi yorgunluktan çocuğuyla konuşamayacak duruma getirdiler ?

 

Ey Burjuva medyası… Oğlunu dağlara gönderen annenin acısını hiç hissettiniz mi. Teröristler öldü diye ağzınız kulaklarınızda haber verirken oğlunu kaybeden bir gerilla annesinin ne hissettiğini düşünebilir misiniz ? 

 

F tiplerinde  oğlu / kızıyla aylarca görüştürülmeyen annenin yaşadıklarının haber değeri var mıdır ?

 

İşkence altında öldürülen evlatlarının ölüsünü bile bulamayan annenin göz yaşları gazetelerinizin kaçıncı sayfasında, kaç satırlık yer bulabilir…

 

TAYAD’lı bir annenin mücadelesinin sizin için bir anlamı olabilir mi?

 

Önce bunların bir hesabını verin ve sonra anneler gününden, annelerden konuşun…Peşin fiyatına 10 taksit, iki kat zort puan, anneler gününüz kutlu olsun sömürgenler…

 

                                                                                                                   13.05.2007

<< geri