Adı: "N." Soyadı: "Ç."
Küçücük bir çocuk; oyun çağını aşmış bir olgunluğu taşıyor
bedeninde. Küçücük yaşıyla sorguluyor sessizliği, kokuşmuşluğu. Sesi bir hançer
gibi yırtıyor karanlığı. Yüreği dar geliyor yaşadıklarına. Onun için
durmaksızın anlatıyor.
Derdi, konuşmakla çare bulunmaz türden. Adı N, soyadı Ç.
“Kapatmayın gözlerimi.” diyor gazetecilere, kapatmayın ki görsün gözlerimi
herkes. Görsün karasına biriken acıyı. Gözlerinin karası acıyla bilenmiş bir
hançer. “Beni mi, ailemi mi koruyacaksınız bunca yaşananların ardından? Ailem
dağıldı, benim ise bir geleceğim yok artık, diyor.. Bu ikiyüzlülüğe meydan
okuyor. Hayatı zindan olmasın diye kapatılıyor gözleri, yazılmıyor ismi. Bu
ikiyüzlülüğe isyanı. Bunca zamandır neredeydiniz dercesine bakıyor bantın
altından. Nerede?
Bingöl’de, yoksul bir ailenin kızı.O. Daha 12 yaşında bir çocuk. Açlığı öğrendi
önce, sonra parasızlığı. Ne oynayacak bir bebeği vardı, ne de kendisine sunulan
bir geleceği. İnsan yerine konulmamıştı hiç, sevgiyi tanımamıştı. Parayla satın
aldılar çocuk bedenini. Askerler, iş güç sahibi büyükbaşlar, babası yaşındaki
adamlar, ahlaksızlar sürüsü yani. Tecavüz ettiler ona. Örselendi yüreği. O
yüzden böyle çabuk büyüdü 12 yaşındaki çocuk. O yüzden böyle rahat konuşuyor, O
yüzden söyledikleriyle utandırıyor herkesi. O yüzden herkese insanlığını
sorgulatıyor.
Biliyor musun çocuğum, tüm iyiniyetinle yardım istediğin Adalet Bakanının
makamında kaç ananın gözyaşı, bedduası var.
Senin gibiler çocukluğunu yaşasın diye, ölen çocuklarına akıttılar gözyaşlarını.
Sinelerini dövdüler...
Senin çocuğun olsa ne yapardın diye sormuşsun O'na. Sana verecek cevabı yok,
onun.
Bir cevap bekleme vermez, veremez. Nasıl da aklandılar gördün. Seni sever
görünenlere bir bak, bir de o şirin, güzel giyimli gazetecilere. Nasıl da yalan
akar bir gör.
En çok onun gibilerden kork. Çünkü ABD askerlerine gencecik kızlarımızı sermaye
yapmak için çırpınıp durur onlar. Senin sırtından kazanacakları paranın
hesabını yaparlar.
Herkes seni yazıyor. Sana tecavüz edenleri unuttular neredeyse, nasıl olduğunu
anlattırıyorlar sana ayrıntılarıyla ve onları yazıyorlar yine ayrıntılarıyla.
Raiting uğruna, tiraj uğruna etinden ve ruhundan para kazanmaya devam
ediyorlar. Senin acıların bir ibret öyküsü değil onlar için. Ağızları
sulandıracak bir fantezi öyküsü. Yana yakıla aradıkları öykü. Sen acılarını
anlatıp yaranı sarmaya çalıştıkça, onlar, ağızları sulansın diye okuyanların,
ballandırıyorlar acılarını. Kork onlardan çocuğum.
Herkes kaçıyor gerçeklerden. Bir tek sen değilsin ki bunları yaşayan. Üzerine
giderlerse yaşadıklarının altından her şeyiyle çürümüş bu düzen çıkacak,
çürümüş bir iktidar çıkacak.
Sana, bu ülkeyi koruyacak denenler tecavüz etmedi mi? Sana, senin benim
sırtımdan para kazananlar tecavüz etmedi mi? Seni üç kuruş paraya satan o kadın
nasıl geldi bu hale? O ahlaksızlar nasıl bakıyor eşlerinin, çocuklarının
yüzüne? Malesef bakıyorlar, bakacaklar. O gözleri oymak günah mıdır?
Cevap verme sen çocuk. Bu soruların cevabını seni o çok seven yazar çizer
takımı versin. Cevabı doğuya barış gelecek diye, her türlü ahlaksızlığın,
katliamın mimarı ABD ile pazarlık masalarına oturanlar versin.
Ama sen sakın susma... Senin yaşadıklarını yaşamasın diye ülkemizde çocuklar
sen sakın vazgeçme yaşamaktan onurunla, yapabilir misin bunu bilmiyorum ya da
izin verirler mi sana.
Tavır Sayı: 18 / Metin Uğur