Uruguay’daki diktatörlük döneminde bir hapsanede ; kafası hapishanedeki herkes gibi sıfır numara tıraş edilmiş bir mahkum, “yemekhaneye dağınık saçla girdiği” için cezaya çarptırılmıştı; bir başkası da, “ kafasını kapının altından uzattığı” gerekçesiyle. Oysa o kapının altından ancak bir milimetrelik bir ışık geçebilirdi.
s tecrit f tipi hapsane hapis tutsak osyalizm devrim video felsefe kızıldere şiir din hayyam marks Marksizm komünizm Lenin lenizm troçki che fidel castro küba yaşam cennet cehennem einstein evrim foto fotoğraf resim soyut müzik mp3 ahmet kaya şarkılar türkü selda bağcan grup yorum pentegram bulutsuzluk özlemi mor ve ötesi yazılar makaleler deniz gezmiş mahir çayan ibrahim kaypakkaya türkiye abd ab Avrupa grup kızıl ırmak devlet, devlet terörü seyid rıza dersim katliamı thkp-c tikko mlkp esp höc spartaküs babek isyanı pir sultan Meksika Devrimi ve Zapatistalar Hugo Chavez ve Venezüella Mustafa Suphi köle feodal kapitalist 1 mayıs işçi bayramı 8 mart emekçi kadınlar günü Vietnam devrimi Kemalizm 77 katliamı küçük armutlu gazi mahallesi Sivas Maraş çorum Tarsus Bahçelievler katliamı Laz Marks Ahmet arif ataol behram oğlu aziz nesin Behçet aysan can yücel Enver gökçe Hasan Hüseyin Korkmazgil Nevzat Çelik Nihat Behram Pablo Neruda Ruhi Su Yılmaz Güney Enternasyonel lilith yürüyüş tavır işkence engin ceber burjuva medya haber yalanları kitap ebook elektronik kitap radyo anadolununsesi radyosu enginceber.org agarhesapver.org
ŞIRNAK ULUDERE’ DE YENİ BİR KATLİAM DAHA YAPILDI
İNSANSIZ HAVA UÇAKLARININ TESPİT ETTİĞİ KAÇAKÇILIK YAPARAK GEÇİMİNİ SAĞLAYAN KÜRT GENÇLERİ “TERÖRİST ZANNEDİLEREK” BOMBALANDI.
EN AZ 35 İNSANIMIZ HAYATINI KAYBETTİ.
Hangi yalanları söyleyeceksiniz şimdi? Ne diyeceksiniz, kan dökücülüğünüze? Kimi kurtaracaksınız “terörist”lerin dehşetinden?
Size sesleniyoruz; asıl terörist sizsiniz! Bir halkın haklı taleplerini baskıyla, şiddetle, zorla, korkutmayla, sindirmeye, bastırmaya çalışmak terör faaliyetidir. Bunu sözlükler söylüyor. Biz de bu faaliyeti yapanı işaret ediyoruz; DEVLET! Şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran devlet, elinde bulundurduğu silah gücünü kendi halkına yöneltmiştir. Ve böyle olmakla da tüm meşruluğunu kaybetmiştir.
Bir halkın topraklarını ilhak etmek, bir halkın kendi kaderini tayin hakkını gasp etmek suçtur. Siz Kürt halkının kendi kaderini tayın hakkını tanımayarak suç işlediniz.
Kürt halkını yalanlarla aldattınız. Yetmedi; bombaladınız, evlerini köylerini yaktınız, yetmedi; sürgün ettiniz, en aşağılık işkencelere maruz bıraktınız. Açlıkla, soğukla, yoksullukla terbiye etmeye çalıştınız. Ama bir halka baş eğdirmek asla mümkün değildir. Doksan yıldır asimilasyonlara, imha politikalarına, yok saymalara karşı Kürt halkı en temel hakları için, özgürlükleri için mücadele ediyor. Bu mücadele haklı ve meşrudur. Bu mücadele ezilenlerin egemenlere başkaldırısıdır. Er geç tarihsel haklılık ve doğruluk zafere ulaşacaktır. Bundan zerre kadar kuşku duymuyoruz.
Kürt halkı yeni tanışmıyor bu katliamlarla. Üç yaşında bıraktınız Enes’i. Uğur’u on iki yaşında on üç kurşuna hedef ettiniz. Ceylan’ı, anasına, eteğinde toplattınız. Şimdi de kaçakçılık yapmak zorunda bırakılan bir halkın gençlerini insansız hava uçaklarıyla bombaladınız. Gerçekten terörle mücadele! Evet, bu ülkede bir terörle mücadele var. Bu terör devletin terörüdür. Mücadele edenler ise bu ülkenin halklarıdır.
Sizden nefret ediyoruz emperyalizmin uşakları. Halklarımızı sevdiğimiz kadar size de kin duyuyoruz. Ne bu sevgi ne de duyduğumuz kin bireysel değildir. Halklarımıza duyduğumuz sevginin gücüyle boğacağız sizi bilin bunu. Ölürüz beis değil. Ama baş eğmeyeceğiz.
Başta Kürt halkımız olmak üzere tüm halklarımıza başsağlığı diliyor, haklı savaşların er geç zaferle sonlanacağına dair inancımızı paylaşıyoruz.
** Silopi İlçesi Cudi Mahallesi'nde 24 Temmuz'da polisin müdahale ettiği gösteri sırasında, başına gaz bombası fişeği isabet etmesi sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde 13 yaşındaki Doğan Deyboğa hayatını kaybetti.
“... Ben işkencecilerin nasıl eğitildiğinin tanığıyım. Ben işkence görürken, askıya alınırken sorguyu seyredip işkence yapmayı öğrenmeleri için DAL'a getirilmiş 20-25 tane genç polis vardı. İşkenceciler gülerek "Onları eğitiyoruz ablası" diyorlardı. Gözbağımı açmıştım. O yüzler geleceğin işkencecileriydi. Eğitimlerini benim üzerimde yaptılar."